388.HUTBE:
TERÖRİZİM VE İSLAM DİNİ
Aziz ve Asil Müminler!
En şerefli varlık olarak yarattığı insanı,yaşatmak için arzı ve semavi bü- tün nimetleri ihsan etmiş ve dünya ve ukbada saadeti kazanmaları içinde barış manasına gelenİSLAMdinine uymasını emir buyurmuştur Hz. Allah.Ve şöyle:Allah nezdinde hak din İslamdır.(Ali İmran:19)beyan etmiştir.Kuran, terörü lanetlemiş, anarşiyi ve fitneyi en dehşetli bir olay olarak nitelemiş tir. İslamiyet, her türlü terör, zulüm ve ihaneti yasaklar; her türlü anarşi ye, bozgunculuğa şiddetle karşı çıkar. İslamiyet, zarara zararla karşılık vermez. İslam dini, adaleti tesis etmek, azgın nefislerin tahakküm ve istibdadını kırmak ve insan vicdanını itidal haline getirmek için taraf-ı ilahiden gönderilmiştir. Bu nedenle İslam bu konuda çok hassastır. Öyle ki, Kuran, haksız olarak bir cana kıymayı, kan akıtmayı bütün insanlık alemine karşı işlenmiş en dehşetli bir cinayet olarak nitelendirmektedir.
Muhterem Müslümanlar!
Nitekim, Cenab-ı Hak:Kim ki, bir cana karşılık veya yeryüzünde boz- gunculuk
çıkarmaya karşılık (ceza) olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütüm
insanları öldürmüş gibi olur.
Her kim de bir hayatı kurtarırsa
bütün insanlığı kurtarmış gib olur.
(Mâide:32)buyurmaktadır. Kuran, terör ile birlikte her türlü fitne ve fesadı da
lanetlemiştir. Kuran-ı Kerim, fitne çıkartan, toplum hayatında fitneye vesile
olan ve yönetime geçtiği zaman fitne tohumları ekenlerin ifsat ve şerlerine
dikkati çekmiş, bozgunculuğun dehşetini, fitnenin vahametini açık bir biçimde
ortaya koymuştur : O yeryüzünde iş başına geçti mi, orada fesat çıkarmaya,
ekini ve zürriyeti kökünden kurutmaya koşar. Allah fesadı sevmez
(Bakara:205)Kuran, fitneyi yasaklamıştır. Bir Ayet-i Kerimede Cenab-ı Hak :Fitne,
zulüm ve baskı adam öldürmekten daha korkunçtur (Bakara:217 ) buyurmaktadır.
Saygıdeğer Cemaatı Müslimin!
Kuranın
bu gibi ayetlerinden tam istifade eden bir Müslümanın
ruhun- da düşmanlık, kin, vahşet yoktur. En büyük düşmanıyla bir nevi kardeş-
liği vardır.Mümin, Yaratılanı hoş gördük, Yaratandan ötürü hakikatini
kabullenir. Mümin, muhabbet fedaisidir.Husumete vakti yoktur.Cenab-ı Hak,
Kuran-ı Kerim de, bir kısım insanların zararlarının diğer bir kısım insanlar
tarafından engellenmesi neticesinde mabetlerinin zararlardan korunduğunu ifade
ederek, inananların dikkatlerini zararların önlenmesine çekmektedir:Çünkü,
Allah insanları birbirlerine karşı savunmasız bıraksaydı, şüphesiz o zaman,
içlerinde Allahın
isminin çokça anıldığı manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler (çoktan)
yıkılıp gitmiş olurdu. (Hac:40).
Aziz ve Şerefli Müminler!
Hz. Muhammed (s.a.v), rahmet ve şefkat peygamberidir. Kuran-ı Kerim de Cenab-ı
Hak : (Resulüm!) Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik (Enbiya:107 )
buyurmaktadır. Hz. Peygamber, güzel ahlakın bütün kısımlarını hayatında en güzel
bir şekilde fiilen sergilemiş, hayatı boyunca ashabını fitneden sakındırmıştır.
Allahu teaala buyuruyor:Bir de öyle bir fitneden sakının ki o,içinizden sadece
zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder).Bilinizki,
Allahın azabı şiddetlidir.(Enfal:25)Fevkalade bir ciddiyet ve hassasiyet ile
fitneden kaçınmayı emretmiştir.Bir güzel hadisi şerifde:Fitneden kaçının! Çünkü
o esnada dil, kılıç darbesi gibidir. (İbn-i Mace) Şurası muhakkak ki, bir
fitne, bir ayrılık ve bir ihtilaf olacak.Bu durum gelince Uhuda kılıcınla git!
Kırılıncaya kadar onu taşa çal. Sonra evinde otur. Hatta sana günahkar bir el
veya ölüm gelinceye kadar (evinden çıkma) (İbn-i Mace) Kıyametten hemen önce
karanlık gecelerin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mümin olarak
sabaha erer, akşama kafir olur ; mümin olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O
fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse
yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden
birinin evine girerlerse Hz. Ademin iki oğlundan hayırlısı olsun(ölen olsun,
öldüren değil ) ( Ebu Davut, Tirmizi)
Aziz Din Kardeşlerim!
Son yıllarda birbirlerine bağdaştırılmak istenen iki kelime. Halbuki birbir lerine artı ve eksi kutuplar gibi zıt olan bu kelimeler özellikle iğrenç avrupa medeniyetleri tarafından bir tutulmaktadır.Sebebi zaten basit. İslam'ı, içinde terörü, katliamları, vahşilikleri, acımasızlıkları ve vicdan- sızlıkları barındıran bir din portresi çizmek, ve ona tabi olan müslüman- larıda bunları uygulayan terörist olarak dünyaya lanse etmek.Birde gelecek nesiller adına böyle bir İslam algısı oluşturmaktır. Son yıllarda, özellikle ortadoğu'da çıkan terör örgütleri bu çalışmanın ürünleridir. Bu terör örgütleri İslam kılıfını giyerek bir takım vahşilikler, katliamlar yapıyorlar, bu da hiç şüphesiz İslam'a büyük zarar veriyor.İslam halifesi- nin veya cihad emirinin emir ve yetkisiyle yapılan cihad müstesna.Böyle bir cihad Allahın buyruğu ve İslam dinin emridir.
Muhterem Müslümanlar!
İslam tarihi bilgisi olan insanlar bilirki, İslam dini yeryüzüne; huzuru, barışı, süküneti, dostluğu ve kardeşliği yayan bir din'dir. Bunun tam tersini asla kabul etmez.Efendimiz döneminde bunun çok örnekleri vardır. Zira efendimiz putperestlerle savaş öncesinde ashabına şöyle uyarılarda bulunuyor:
1-Kadınlara, çocuklara ve yaşlılara dokunulmayacak.
2-Ağaçlara ve doğaya zarar verilmeyecek.
3-Savaşta aşırılığa kaçılmayacak.
4-Esirler bağlanmayacak, zulmedilmeyecek.
5-Kilise ve Havralardaki din adamlarına dokunulmayacak.
Şimdi soralım kendimize. Savaşta bile böyle kuralları olan bir din'in, terör örgütlerinin yaptıği vahşilikleri yapması mümkünmüdür? Hiç akıl bunu kabul eder mi? Bir de şu durum var.Bazı olaylar da zaten İslam'la alakalarının olmadığını kanıtlamaya yeterde artar bile. İslam'da sadece cihad vardır ve cihadın terörizmle arasında şu fark vardır.Terör her türlü katliamı hoş görürken, cihadda ise sadece kendisine saldırı olduğu zaman ve saldırının aynı misliyle karşılık verilir ve asla aşırılığa kaçılmaz. Çünkü İslam'daki cihad nefsi müdafa üzerine istinad edilmiştir ve bundan zerre kadar şaşma olmamıştır.
Evet bizler öyle bir yaşam sürmeliyiz ki bu çirkin algıyı üzerimizden ebediyen söküp atmalıyız. Ve bizden olmayanlara o güven duygusunu tekrardan aşılamalıyız.Bir ayet meali ile noktalıyalım: Sırf fesat çıkarmak için dünyanın her tarafında koşup dururlar. Allah müfsitleri sevmez.(Maide:64)